Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.
Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.
Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.
Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
TCCB İLETİŞİM BAŞKANLIĞI


Adalet Bakanı Gürlek, Azerbaycan, Kırgızistan Ve Özbekistanlı Mevkidaşlarıyla Görüştü
Türk Devletleri Teşkilatı Adalet Bakanları Üçüncü Toplantısında Ortak Bildiri Yayımlandı
Türk Devletleri Teşkilatı Adalet Bakanları Üçüncü Toplantısı İstanbul’da Yapıldı
“JASAT Ekiplerimiz 10 Yıl Önce Meydana Gelen Ölümlü Trafik Kazasını Yeniden İnceleyerek Şüpheliyi Tespit Etti.”
Haramilere Göz Açtırmayacağız 
Ata Çiftliği’nde Hasat Bereketi Silajlık Mısırlar Küçük Aile İşletmelerine Ücretsiz Ulaşacak
Arbil Akın’dan İlçelerde Kadın Odaklı Yoğun Program