Kategoriler
SİYASET

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’ndan ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’ye tepki

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Twitter hesabından, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştirmek için Türkiye’ye yönelik kullandığı ifadelere yönelik mesaj paylaştı.

Bakan Çavuşoğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“İbretlik cehaletiyle Pelosi’nin ABD Temsilciler Meclisi Başkanlığına kadar yükselmesi esas Amerikan demokrasisi adına kaygı vericidir. Türk Milletinin iradesine saygı duymayı öğreneceksiniz.”

Trump, düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin, “Seçimlerden sonra barışçıl bir geçiş süreci olacağına söz veriyor musunuz?” sorusuna, “Olacaklara bakacağız.” cevabını vermişti.

Buna karşılık Pelosi, “Trump’ın kime hayranlık duyduğunu biliyoruz. Putin’e, Kim Jong-un’a, Erdoğan’a hayranlık duyuyor. Ancak Sayın Başkan, Kuzey Kore, Rusya, Türkiye ya da Suudi Arabistan’da olmadığınızı hatırlatayım. Demokrasiyle yönetilen ABD’desiniz.” ifadelerini kullanmıştı.

AA

Kategoriler
SİYASET

AB’nin göç konusunda sözünü tutması gerekiyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “(AB’nin göç konusunda) Türkiye ile daha sağlıklı iş birliği istediğini gördük ama sözlerin de tutulması gerekiyor.” dedi.

AA

Kategoriler
SİYASET

AK Parti’den sporda şiddetin önlenmesine ilişkin kanun teklifi

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, sporda şiddet ve düzensizlikle etkin mücadele amacıyla TBMM Başkanlığına kanun teklifi sunduklarını bildirerek, “Temel amacımız sporda şiddeti, hakareti, küfrü engellemek, bunu minimize etmek ve sporun, ruhuna uygun şekilde izlenmesini sağlamak. Bütün milletvekillerinden kanun teklifimize destek bekliyoruz.” dedi.

Muş, Meclise sundukları kanun teklifinin detaylarını AA muhabiriyle paylaştı.

Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 20 maddeden oluştuğunu belirten Muş, amaçlarının sporu şiddet, hakaret ve küfürden arındırmak olduğunu söyledi.

Muş, müsabakaların hem sporun ruhuna ve centilmenliğine uygun şekilde yapılması hem de vatandaş tarafından o centilmenliğe uygun şekilde izlenmesini sağlayacak ortamın oluşmasını temin etmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Teklifle “spor alanı” tanımının genişletileceğini ifade eden Muş, “Spor alanı, toplanma alanlarından tutun müsabakaların yapıldığı alana kadar, oraya geliş gidiş güzergahlarını kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmaktadır. Maksadımız, tanımlanan alan içinde kanuna aykırı şekilde yapılacak davranışlara uygulanacak yaptırımların artırılması. Burada bir caydırıcılık öngörüyoruz.” diye konuştu.

Seyircilerin müsabaka alanlarına girişinde biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması yapılacağını bildiren Muş, “Statlara girişlerde biyometrik kimliklerin kullanılmasının önünü açıyoruz yani biri, başkasının kartını alıyor, o kartı gösteriyor, fotoğrafını değiştiriyor, kartlar tahrif ediliyor… Bunların önüne geçiyoruz.” dedi.

TFF Süper Lig ve 1. Lig dışındaki ligler ile futbol dışındaki branşlarda da elektronik kart ve elektronik bilet uygulaması getirileceğini aktaran Muş, “Aynı şekilde kulüpler elektronik karttan gelir elde ediyorlar ve kendi paylarına düşen gelirlerin devir ve temlik yasağı vardı. Bu yasağın ortadan kaldırılmasını teklif ediyoruz.” bilgisini paylaştı.

“Spor alanlarında tehdit suç kapsamına alınıyor”Kanun teklifiyle spor alanlarında tehdidin suç kapsamına alınacağını belirten Muş, din, dil, ırk, mezhep gibi konular üzerinden hakaret, tehdit dili kullanmanın suç sayılacağını kaydetti. Muş, “Aynı şekilde insanların dil, din, ırk, etnik köken, mezhep gibi özelliklerinden dolayı sosyal medyada, iletişim araçlarında, diğer yazılı ve görsel basında da hakarete maruz kalmaları durumunda bunlar, bu kanun kapsamında yaptırımlara tabi olacak.” dedi.

Statlarda bir bez parçasıyla ya da maske takarak yüzlerini gizleyen ve müsabakanın huzurunu bozan davranışlarda bulunan taraftarlar olabildiğine değinen Muş, “Bu kişiler, yüzlerini kısmen ya da tamamen kapatarak bu fiilleri uygularlarsa bunlar, cezaların artırılmasında bir unsur olarak tanımlanacak.” diye konuştu.

Muş, kanunda tanımlanan veya atıf yaptığı suçlardan dolayı 1 yıl ya da daha fazla hapis cezası alanların, suçun infazından itibaren bu süre kadar spor kulüpleri, Türkiye Futbol Federasyonu ya da sporda faaliyetleri bünyesinde bulunduran tüzel kişiliklerin yönetim ve denetim organlarında görev alamayacağını, bu hak mahrumiyeti süresinin 5 yıldan fazla olmayacağını söyledi.

“Amacımız sporda şiddeti, hakareti engellemek”Basın yayın yoluyla sporda şiddeti teşvik edecek şekilde açıklamada bulunan kişiler için öngörülen 3 aylık seyirden men yasağının süresinin 1 yıla çıkarılacağını dile getiren Muş, “Temel amacımız, sporda şiddeti, hakareti, küfrü engellemek, bunu minimize etmek ve sporun, ruhuna uygun şekilde izlenmesini sağlamak. Müsabakaların daha güzel bir ortamda izlenmesini temin etmek istiyoruz. Bütün milletvekillerinden kanun teklifimize destek bekliyoruz. Kanun teklifinin ülkemiz, milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“Spor alanlarında tehdit dili”ne ilişkin yaptırımlarda kademelendirme olacağını anlatan Muş, şunları kaydetti:

“Bunun hangi boyutta olduğuna karar verecek olan mahkemeler ama tehdit dilini minimize etmek istiyoruz. Bazı futbolculara etnik kökenlerinden dolayı yapılan hakaretler vardı. Bunlar hoş şeyler değil, ülkemize, insanımıza yakışan şeyler de değil. Orada bir taraftarın veya müsabakayı izlemek için giden birinin yaptığı bir hareket, hakareti veya aşağılayıcı fiilin, toplumumuzun tamamına mal edilmemesi lazım. Maça girişlerden tutun da farklı uygulamalara, sürelere kadar bazı yaptırımlar söz konusu olacak.”

AA

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat’ın doğusunu da huzura ve istikrara kavuşturacağız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Swissotel Bosphorus’ta İslam İşbirliği Teşkilatı Bölgesindeki Kızılay ve Kızılhaç Ulusal Dernekleri İşbirliği Ağı Kuruluş Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “İslam dünyası, çoğu kendi topraklarında vuku bulan krizlerle etkili ve başarılı bir mücadele yürütememiştir.” ifadelerini kullanarak, “Geride bıraktığımız 2,5 yılı aşkın sürede İslam alemi olarak gerçekten sancılı sıkıntılı günler yaşadık.” dedi.

İslam coğrafyasının farklı köşelerinden mazlum ve mağdurların feryatlarının yükselmeye devam ettiğini kaydeden Erdoğan, “Türkiye olarak çok yakında hem bilinçli şekilde bırakılan DEAŞ artıklarını hem de ülkemize karşı eğitilen DEAŞ’lıları temizleyeceğiz.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye sadece terör örgütlerinin kökünün kurutulması için değil, aynı zamanda çatışmaların sebep olduğu insani krizlerin etkilerinin hafifletilmesi için de büyük gayret sarf ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Fırat’ın doğusunu da huzura, emniyete ve istikrara kavuşturacağız”
“Güvenliğini sağladığımız diğer bölgeler gibi Fırat’ın doğusunu da çok yakında huzura, emniyete ve istikrara kavuşturacağız.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu amaçla Amerika ve Rusya başta olmak üzere sahada askeri varlığı olan güçlerle temaslarımızı sürdürüyoruz. Her iki tarafla da son derece olumlu istişareler gerçekleştirdik. Diplomatik çabalarımızı devam ettirirken aynı zamanda da bir sonraki adım için hazırlıklarımızı tamamladık. Bu süreçte amacımız, kendi milli güvenliğimizi özellikle güçlendirmenin yanında Suriye’nin toprak bütünlüğünü garantiye almaktır.”

“Mültecilere 35 milyar dolar kaynak aktardık”
“Şimdiye kadar yaklaşık 4 milyonu Suriyeli olmak üzere bütün mültecilere BM hesaplarına göre 35 milyar dolar kaynak aktardık.” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Açık ve net söylüyorum, bugün dünyamızda yaşanan birçok sorunun temelinde maddi imkan kıtlığı değil, merhamet ve empati eksikliği vardır.” şeklinde konuştu.

AA

Kategoriler
SİYASET

AK Parti’de temayül yoklamasında kimler oy kullanacak?

AK Parti’de Genel Merkez tarafından Belediye Başkan adaylarını belirlemek üzere teşkilat temayül yoklaması Pazar günü yapılacak. Yoklamanın 18 Kasım Pazar günü saat 10.00 – 16.00 arası AK Parti İlçe Başkanlıkları konferans salonunda yapılacağı bildirildi.

Bu temayülde oy kullanacak teşkilat mensupları kimler? Genel Merkez talimatıyla; Üyeliği devam eden genel merkez parti kurucular kurulu üyeleri, İl yönetim kurulu başkan ve üyeleri, İl gençlik ve kadın kolları başkan ve üyeleri, İl disiplin kurulu başkan ve üyeleri, Parti üyeliği devam eden aday adaylığı olmayan eski il başkanları, İlçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri, İlçe gençlik ve kadın kolları başkan ve üyeleri, Parti üyesi büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyeleri, Köy ve mahalle başkanları, Parti üyesi 22,23,24,25 ve 26. Dönem aday adayı olmayan milletvekilleri temayülde oy kullanarak 6 isim yazacak.

AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, temayül yoklamasına ilişkin, “18 Kasım Pazar günü 10.00-16.00 saatleri arasında tüm Türkiye’de aynı anda gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” dedi. Yavuz, düzenlediği basın toplantısında, 2019 Mahalli İdareler Seçimleri aday adaylığı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yavuz, görevden alınan belediye başkanlarının adaylık başvurusu yapıp yapamayacaklarına ilişkin de “Uyguladığımız sistemde buna engel bir durum yok.” dedi.

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri Al Sani bir araya gelecek

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşecek.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, özel ziyaret kapsamında Türkiye’ye gelecek Al Sani, Erdoğan ile görüşmelerde bulunacak.

Görüşmelerde, ikili ilişkilerin yanı sıra güncel bölgesel konuların da ele alınması öngörülüyor.

AA

Kategoriler
SİYASET

25 Kasım’da Başvurular Başlıyor

AK Parti’de belediye başkan aday adaylığı ile ilgili başvuru tarihi belli oldu. aday adayları 5 Kasım’dan itibaren başvurularını yapacak ancak başvuru kriterleri ve aday belirleme yöntemi ile ilgili net açıklama henüz yapılmadı.Muhalefet partilerinde başlayan 31 Mart 2019 yerel seçim sürecinde aday adaylık başvuruları başlarken, AK Parti’de henüz başvuru süreci ile ilgili bir resmi açıklama yapılmadı. Ancak 13-15 Ekim tarihleri arasında Ankara’da yapılan ilçe başkanları eğitim programında başvuru süreci ile ilgili de tarih açıklandı. Genel Merkez 5 Kasım’dan itibaren belediye başkan aday adaylarının başvurularını alınmaya başlayacağını belirttiği öğrenildi.

Taka

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan af tartışmalarıyla ilgili açıklama

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde konuştu.

Kura çekerek görevlerine başlayacak hakim ve savcıları tebrik eden Erdoğan, adli ve idari yargı kademelerinde görev yapacaklara vazifelerinde başarılar diledi.

Erdoğan, 17 yıl önce ülkenin yönetimine talip olduklarında, Türkiye’yi eğitim, sağlık, adalet emniyet sütunları üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diğer alanlar gibi adalet sistemiz de ülkemize yakışmayan görüntü içinde hizmet vermeye çalışıyordu. Genellikle hükümet konaklarının alt katlarında veya köşe bucakta, merdiven altı kalmış izbe binalara mahkum edilmiş, koridorları dosya yığınlarından geçilmeyen bir yargı dünyamız vardı. Hakim ve savcı sayımız yetersiz olduğu için dava dosyaları, kuşaktan kuşağa geçiyor, ‘Geç kalan adalet, adalet değildir’ sözü kulaklarda çınlıyordu. Bir de bunun üzerine darbe ve vesayet dönemlerinin utanç verici görüntüleri eklendiğinde ortaya gerçekten vahim bir tablo çıkıyordu.”

“Adaletin işleyişinin hızlanmasını sağladık”
AK Parti hükümetleri döneminde inşa edilen 245 adalet sarayıyla adalet teşkilatını, yaptığı işin saygınlığına yakışır fiziki mekanlara kavuşturduklarını aktaran Erdoğan, bugün pek çok il ve ilçenin en özgün binalarının adalet sarayları olduğunu söyledi.

Hakim ve savcı sayısını 17 bine çıkartarak, mahkeme sayılarını artırarak, dosya yığılmalarının büyük oranda önüne geçtiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerle birlikte bugün bu sayı 19 bini geçmiş oluyor. Bakanlık personel sayısını 61 binden 140 bine çıkartarak, mahkemelerin çalışmalarını kolaylaştırdık. İstinaf mahkemelerini faaliyete geçirerek hem Yargıtay ve Danıştaydaki yoğunluğu azalttık hem de kararların sonuçlanma süresini kısaltarak adaletin işleyişinin hızlanmasını sağladık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Milletimizle birlikte bu darbe girişimlerini başarısızlığa uğrattık”
“Kamu denetçiliği”, “arabuluculuk” ve “uzlaştırma” gibi yöntemlerle anlaşmazlıkların mahkemelere gelmeden çözülebilmesini sağlayacak alternatif yollar getirdiklerini ifade eden Erdoğan, yargı sisteminin yıpranmasına yol açan tartışmaları sona erdirecek pek çok düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirtti.

Erdoğan, askeri mahkemelerin kaldırılmasından HSK’nin yapısına kadar pek çok alanı kapsayan bu reformlar sayesinde yargının itibarını yükselttiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:

“Adalet teşkilatımız, FETÖ ihanet çetesinin özel olarak hedef aldığı kurumların başında geliyordu. 17-25 Aralık darbe girişimi, emniyet ve yargı içindeki FETÖ mensuplarının ortak kumpasıydı. Türkiye’yi 15 Temmuz darbe girişimine getiren süreçte, yargı içindeki terör örgütü mensuplarının çok önemli rolleri olmuştur. Hamdolsun milletimizle birlikte bu darbe girişimlerini başarısızlığa uğrattık. Terör örgütünün diğer kurumlarımızdaki uzantıları gibi adalet teşkilatımızdaki militanlarının da kökünü kazıyoruz. Bakın kazıdık demiyorum, kazıyoruz. Daha var. Bunlar virüs, aynen vücuttaki virüsler gibi. Ama temizleyeceğiz. Çünkü bu milletin bizden isteği bunun temizlenmesi.

15 Temmuz darbe girişiminin bastırılması sürecinin tamamen demokratik, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinde ülkesinin ve milletinin emrinde görev yapan hakim ve savcılarımızın çok büyük katkısı vardır. Bundan sonra buna siz de katılacaksınız. Buna inanıyorum. Bugün tüm dünyaya, göğsümüzü gererek, Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük destanını anlatabiliyorsak bunu hakim ve savcılarımızın o gece gösterdikleri dirayete borçluyuz. O gece milleti ve ülkesi için göreve koşan, günler boyunca hiç dinlenmeden çalışan tüm hakimlerimize ve savcılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“Hizipleşmelere, yasa dışı örgütlenmelere kesinlikle izin vermeyeceğiz”
“Adalet teşkilatımızın içindeki tüm terör örgütü mensuplarını temizlediğimizde bazıları sandılar ki ortaya bir zafiyet çıkacak, hizmetler aksayacak. Oysa ki tam tersi oldu.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakim ve savcılarımızın gayretleri, Bakanlığımızın aldığı tedbirler, kısa sürede yetiştirilerek adliyelerde göreve başlayan genç arkadaşlarımızla yargı her zamankinden daha güçlü hale geldi. Davalar daha kısa sürede sonuçlandırılıyor, yargı kararlarıyla ilgili tartışmalar giderek azalıyor. Milletimizin bu önemli kuruma olan güveni giderek daha da artıyor.” açıklamasını yaptı.

Yargı içinde kamplaşmalara, hizipleşmelere, yasa dışı örgütlenmelere kesinlikle izin vermeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, “Bize şu veya bu şahsın, grubun, ekibin emrinde değil sadece ve sadece devletinin, milletinin emrinde, kanunların gösterdiği istikamette görev yapacak hakimler, savcılar, adliye personeli lazım. Bağlılığı devlete olmayacak, adına hüküm verdiği milletine hizmet için çalışmayacak, tek ölçüsü hukuk ve adalet olmayacak hiç kimseye o kutsal çatı altında yer yoktur.” şeklinde konuştu.

“Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Önümüzde 1960 ve 1980 darbesi, 28 Şubat dönemi ve FETÖ gibi örnekler dururken yargının, hukukun temel ilkeleri ve milletin hizmeti dışında bir yere irtibatlanmasına asla rıza gösteremez, göz yumamayız.” dedi.

Erdoğan, bugün kura çekerek görevlerine başlayacak olan hakim ve savcılara baktığında karşısında tam bir Türkiye manzarası gördüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Her şehirden, her bölgeden, her kökenden, her meşrepten, her siyasi, sosyal kültürel katmandan kardeşlerimiz, hakim ve savcı olarak milletimize hizmet etmeye hazırlanıyor. Doğrusu da budur. Sizlere bu imkanları sağlayan ülkenize ve milletinize borcunuzu, çok çalışarak, en doğru, adil, hakkaniyetli kararların altına imza atarak vermenizi bekliyoruz. Bu ülkenin her bir vatandaşı adliye kapısından içeri girdiğinde hukuk önünde hakkını alacağını biliyorsa işte o zaman hep birlikte huzuru kalple hayatımıza devam edebiliriz demektir. İşte o güne kadar hiçbirimize durmak, dinlenmek yoktur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yargının da gerisinde sağlam bir zihni ve kalbi temel olmalı”
Erdoğan, her iş gibi yargının da gerisinde sağlam bir zihni ve kalbi temel olması gerektiğini söyledi.

Adalet arayışının ilk insanla başlayan ve kıyamete kadar sürecek bir mücadelenin adı olduğunu belirten Erdoğan, tarihteki büyük devrimlerin gerisinde de hep adalet arayışının ve onun uygulamasına ilişkin taleplerin bulunduğunu ifade etti.

Dünyada gelip geçmiş tüm büyük düşünür ve devlet adamlarının üzerinde en çok kafa yordukları konuların başında adalet kavramının geldiğine işaret eden Erdoğan, adalet ile hakikat, ahlak, devlet, toplum, birey, akıl, rejim, güç, erdem arasında ilişki kuran yüzlerce, binlerce özlü söz olduğunu hatırlattı.

Hazreti Ömer’in, Türkiye’deki tüm mahkeme salonlarında hakimlerin ve savcıların arkasında yazan “Adalet mülkün temelidir” sözünün bunlardan biri olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bir başka ifadeyle bizler, devletin temeline adaleti yerleştiren bir medeniyetin temsilcileriyiz. Adaletle verilen bir hükmü, ömür boyunca yapılan ibadete denk gören bir peygamberin ümmeti olarak adaleti sadece devletin değil hayatımızın da merkezine yerleştirmemiz şarttır.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin ifası için gerisinde güçlü bir devlet mekanizmasının ve hukuka saygılı bir toplumsal sistemin bulunması gerektiğine işaret ederek şöyle konuştu:

“Ülkemizin yaşadığı en büyük felaketlerin başında geçmişte adalet teşkilatımızın çeşitli sebeplerle örselenmiş olmasının geldiğini düşünüyorum. Bir ülke için vicdanları yaralayan kararlara imza atan çarpık bir adalet sisteminin toplumun gözünde kaybettiği değer kadar ağır bir bedel yoktur. Türkiye bu bedeli defalarca ödemek zorunda kalmıştır. İşte bunun için adalet teşkilatımızın üzerine bu kadar titriyor, her meselesiyle yakından ilgileniyoruz. Bu sorunu çözmeden diğer hiçbir hususun üstesinden gelemeyiz.”

Erdoğan, katedilen mesafenin çok önemli olduğunu ancak hala çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu vurguladı.

Kanunların uygulanmasında milleti rahatsız eden, adalet duygusunun oluşmasına engel olan hususlar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Son af tartışmaları, mahiyeti itibarıyla bu rahatsızlığı daha da artırmıştır. Bunun için arkadaşlarımızdan gündeme getirilen af tartışmasıyla uğraşmak yerine, hem içeriğin hem uygulamanın maşeri vicdana uygun hale getirilmesi yönünde bir çalışma başlatmalarını istedim. Çünkü insanlarımızın, mesela hırsızlık yaparak malına, vücudunu yaralayarak canına kasteden, daha pek çok suçu işleyerek milletin yüreğini yakan kişilerin adliyelerin bir kapısından girip diğerinden çıkmasına yol açmayacak bir çerçeveyi bir defa oturtmamız gerek. Bakanlığımız, bu konudaki hazırlıklarını sürdürüyor. Hakim ve savcılarımız kürsü tecrübeleriyle yüksek yargı organlarındaki arkadaşlarımız dosya birikimleriyle akademisyenlerimiz teorik yaklaşımlarıyla bu çalışmaya katkı vereceklerdir. Tabii biz yürütme olarak milletimizin beklentisi doğrultusunda bu hazırlığı yapmakla sorumluyuz. Nihai tasarruf yasama organımıza, Meclisimize, milletvekillerimize ait.”

“Uluslararası alanda adaletsizliklerle karşılaşıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin büyük hedefleri olduğunu ve hedeflerine ulaşmak için pek çok riski göğüsleyerek tarihi bir mücadele yürüttüğünü aktardı.

Atılan her adımın dost ve kardeşleri sevindirirken ülke ve milletle ilgili olumsuz düşünceleri olanları ürküttüğüne dikkati çeken Erdoğan, “Bu süreçte kendi ülkemizde adaleti tesis etme yolunda mesafe katederken, uluslararası alanda gerçekten çok büyük adaletsizliklerle karşılaşıyoruz.” dedi.

“Koz vermemeye gayret ediyoruz”
Avrupa Birliği ile ilişkilere bakıldığında 2004’ten bu yana verilen hiçbir sözün tutulmadığını vurgulayan Erdoğan, “Serbest dolaşım ve mali yardımlar başta olmak üzere, diğer aday ülkelere sağlanan imkanlar, Türkiye’den esirgenmiştir. Bu çifte standardın ne Avrupa Birliği hukukunda ne de vicdanlarda yeri olmadığı çok açıktır. Buna rağmen biz, kendi yükümlülüklerimizi yerine getirerek kimsenin eline aleyhimizde kullanabilecekleri koz vermemeye gayret ediyoruz.” diye konuştu.

Benzer bir adaletsizliğin Suriye konusunda yaşandığına işaret eden Erdoğan, terör örgütlerinin cirit attığı Suriye’den Türkiye’ye yönelik tehditlerin yıllarca görmezden gelindiğini anlattı.

Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlamak için harekete geçtiğinde ise önlerine çıkartılmayan engel bırakılmadığını belirten Erdoğan, “Amerikan yönetiminin son dönemde ülkemize yönelik tutumları da yine aleni bir adaletsizlik örneğidir. Bu ülke, elini milletimizin kanına bulamış bir terör örgütünün elebaşını ve mensuplarını koruyup kollamakla kalmıyor, aynı zamanda sınırlarımız boyunca bir başka terör örgütünü de palazlandırıyor, güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye yönelik adaletsiz yaklaşımlar sergileyen başka ülkeler de olduğunu dile getiren Erdoğan, tüm bunlara karşılık, “küresel adalet” çağrısını ısrarla her platformda dile getirdiklerini aktardı.

Erdoğan, dünyadaki en üst uluslararası dayanışma kuruluşu olan Birleşmiş Milletler’de defalarca “Dünya beşten büyüktür” diyerek insanlığın vicdanının sesi olduklarını söyledi.

“Mağdurların sesi olmaya devam edeceğiz”
Aynı şekilde Afrika’dan Balkanlara, Asya’dan Akdeniz’e kadar her yerde gördükleri adaletsizliklere karşı mücadele ettiklerini ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Suriye krizinin tüm insani yükünü Türkiye’nin üzerine yıkanlar, yük paylaşımından kaçarak burada da bir adaletsizlik örneği sergiliyorlar. Sınırlarını kapatarak, mültecileri Akdeniz’in derin sularında ölüme terk ederek, kendi güvenliklerini sağladıklarını düşünenlerin elbette adalet umurlarında olmaz ama bu çarpıklık sürdürülebilir değildir. Hayatları kararan masumların feryadı ve ahı eninde sonunda bu felaketin müsebbiplerinin rahatlarını kaçıracaktır, ben buna inanıyorum. Biz kendimizle birlikte tüm mazlumların ve mağdurların sesi, nefesi, güvencesi olmaya devam edeceğiz. Milletimizin yaptığı fedakarlığın, gösterdiği sabrın gayet iyi farkındayız. İnşallah bunların hiçbiri boşa gitmeyecek. Bölgesel ve küresel değişimin ayak sesleri, sağırlaşmış kulakların, nasırlaşmış vicdanların dahi duymazdan, görmezden gelemeyeceği kadar güçlenmiştir. Türkiye, Allah’ın izni ve yardımı ile bu süreçten alnının akıyla çıkacaktır. İşte o zaman ecdadımızın tarihe eklediği altın sayfalara bir yenisini daha ilave etmiş olacağız.”

Kura çekecek hakim ve savcıları tebrik edip görev yerlerinde başarılar dileyen Erdoğan, hakim ve savcılara ve özellikle de yetişmelerinde bugüne dek emeği geçen anne ve babalarına şahsı ve Türk milleti adına sevgi ve saygılarını sundu.

Notlar
Kura töreniyle adli ve idari yargıda görev alacak 2 bin 83 hakim ve savcının ilk görev yerleri belirlendi.

Törene, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, HSK üyeleri ile çok sayıda yargı mensubu katıldı.

Erdoğan, eğitimlerini birincilikle tamamlayan Seray Önadım, Mutlu Ülker ve Fatih Altun’a plaket verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, TBMM Başkanı Yıldırım, Adalet Bakanı Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, Yargıtay Başkanı Cirit, Danıştay Başkanı Güngör, HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz ile kura çekimini başlattı.

“Heyecanınızın limitini tahmin ediyorum, Adalet Bakanımız ‘4-5 saat sürecek’ dedi, ilk çıkanlar kurtardı, Rabb’im hayırlı vazifeler nasip etsin.” diyerek kura çekimi butonuna basan Erdoğan, yerleri belirlenen hakim ve savcı adaylarının görev yerlerini okudu.

Hakim adayı Betül Erdem, üç aylık bebeği Atilla ile katıldığı törende kura heyecanını yaşadı.

Hakim ve Savcı Eğitim Merkezi’nde birlikte eğitim alan, yaklaşık 2 ay önce staj yaptıkları sırada dünya evine giren hakim adayı Ebru Altun Ergül ile eşi savcı adayı Ramazan Ergül de kurayı el ele takip etti.

AA

Kategoriler
SİYASET

‘Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısında konuşuyor. Erdoğan, “Döviz kurunun bir anda böyle bir artış göstermesini sadece ekonomik sebeplerle izah etmek mümkün değildir. Bunu söylemekle asla sorumluluktan kaçmaya çalışmıyoruz. Yaptığımız sadece bir durum tespitidir. Krizin kaynağı mahiyetindeki odakların yaptıkları açıklamalar, sorunun farklı sebeplere ve saiklere dayalı olarak tırmandırıldığını açıkça gösteriyor.” diye konuştu.

“Şu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Her kriz beraberinde birçok fırsatı da getirir.” ifadelerini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz. Devlet yönetimi olarak bu krizin üstesinden gelmek için normal şartlarda yıllara sari olarak yapabileceğimiz büyük reformları ve köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik, geçiriyoruz.”

AA

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzdeki yıl kredi burs miktarını artırıyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde konuşuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz, öğrencilerimizin okullarındaki dersleri dışında herhangi bir kurumdan ve kişiden özel destek almadan üniversiteye girebileceği bir sistemi tesis etmek ve oturtmaktır.” dedi.

Erdoğan, geçmişte pek çok istismara ve hatta güvenlik sorunlarına yol açan paralel eğitim sistemlerine kesinlikle müsaade etmeyeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin tamamında kariyer merkezleri kurulacağını vurgulayarak, “Üniversite öğrencilerine okula girdikleri ilk yıldan itibaren, kariyerleri konusunda rehberlik edecek bu merkezler reel sektörle iş birliği halinde faaliyet gösterecektir.” şeklinde konuştu.

“Önümüzdeki yıl kredi burs miktarını artırıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek eğitim-öğretim yılı içinde kredi burs miktarının lisansta 500, yüksek lisansta bin, doktorada bin 500 liraya yükseltme kararı aldıklarını açıkladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dijital Dönüşüm Ofisimizle, üniversitelerimizin ve özel sektörümüzün desteğiyle büyük bir teknoloji hamlesi başlatmak istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin tamamında kariyer merkezleri kurulacağını vurgulayarak, “Üniversite öğrencilerine okula girdikleri ilk yıldan itibaren, kariyerleri konusunda rehberlik edecek bu merkezler reel sektörle iş birliği halinde faaliyet gösterecektir.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“İnsan Kaynakları Ofisimiz aracılığıyla üniversite öğrencilerimizin geleceğini yakından ilgilendiren çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu çerçevede yapacağımız ilk işlerden biri yükseköğretimde ‘Yetenek Yönetimi’ sistemine geçmektir. Üniversite mezunlarının istihdamlarını takip ederek üniversite ve bölüm bazında başarı düzeyini ölçmeyi planlıyoruz. Böylece hangi üniversitemizin ve hangi bölümlerimizin öğrencilerimizin istihdamına ne düzeyde katkı sağladığını da görebileceğiz. Hatta bu ölçüm sonuçlarını üniversitelerimize vereceğimiz desteğin kriterlerinden biri haline getirmeyi düşünebiliriz. Üniversitelerimizden mezun olan en yetenekli öğrencilere çok özel kariyer fırsatları sunarak kamuda veya özel sektörde değerlendirilebilmelerini sağlayacağız.”

“Yabancı dil eğitimi konusunda merkezi bir standart oluşturmak istiyoruz”
Yabancı dil eğitimi konusunda merkezi bir standart oluşturmak istediklerine değinen Erdoğan, “Bunun için üniversitelerin yabancı dil muafiyet ve yeterlilik sınavları, ÖSYM üzerinden merkezi olarak yapılabilir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim-öğretim hayatında ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ bilinciyle yetişen hiç kimse, ne içeride ne dışarıda ülkesinin aleyhinde faaliyetlere kalkışmayacaktır.” vurgusunu yaptı.

Erdoğan, güvenli bir gelecek inşa etmek için eğitim öğretimden başlamak zorunda olduklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Türkiye’yi sahadan ve masadan dışlamaya çalışanlar, bugün bizimle birlikte olmanın gayreti içinde. Hala farklı tavır içinde gözükenlerin de çok yakında aynı çizgiye geleceklerinden şüpheniz olmasın.”

“Asım’ın Nesli’ni yetiştirme konusunda yeteri kadar mesafe katedemediğimizi düşünüyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan “(Eğitim) Sayısal olarak çok büyük başarılara imza atmış olmamıza rağmen merhum Mehmet Akif’ten ilhamla ‘Asım’ın Nesli’ni yetiştirme konusunda yeteri kadar mesafe katedemediğimizi düşünüyorum. İnşallah yeni dönemde bu eksiğimizi de tamamlayacağız.” diye konuştu.

AA